Kahraman Süpergücü

  • Kahraman bu kitapta savaşa dair bilmediği çok şeyi öğrendi ve tecrübesi her 10 seviye için 5000 puan ve katları kadar yükseldi. O artık daha bilge bir kahramandı..

    Seviye 1-10 arası = 5000 Tecrübe Puanı

    Seviye 11-20 arası = 10000 Tecrübe Puanı

    Seviye 21-30 arası = 15000 Tecrübe Puanı


    Not: Yada sizin için daha makul rakamlar..


    Lepremier / TR3X

  • :thumbsup: :thumbsup:Artık WoW zamanı geliyordu acil kahramanımızın bir sihirli değnek bulması gerekiyordu ve bulduğunu düşündü ve kahramanımız kitaba göz attıktan sonra levelinin yeterliliğininde farkında olarak kitabın içinde bahsedilen ve kitabın yanında bulunan biri kırmızı ve diğeri mavi olan 2 adet hapı eline alır. kitapta yazılanı tekrar okudu eğer kırmızıyı seçerse muhafaza ettiği köyüne saldıran düşman ordularına hapın şanslı oranına göre çok büyük kayıplar verecek bir defans kahramanı olucaktır fakat eğer mavi hapı seçerse kimsenin görmediği hapın şanslı oran ihtimaline bağlı eşlik ettiği orduyu dillere destan yapabilecek saldırı gücüne sahip olacak özellikle WOW defansı için tehlike saçma olasılığı olan bir süper kahraman olacaktı.seçim yapması gerekiyordu çünki wow zamanı gelmişti. zamanı daralıyordu çünki nadiren bulunan bu kitabın peşinde yüzlerce kahraman vardı. hemen şalvarını toplayıp lanet olası 14 sektör hızlı atına binip ordan uzaklaşıp köyüne dönmeliydi:D.1 haftası vardı hapın sihri kitabı açtığı andan itibaren başlamıştı... 8)

    YAZAN : DeLi_MaD TR4

  • Kitapta, adadaki eski bir yeraltı zindanından bahsediliyordu. Natar hükümdarları savaşlarda galip gelebilmek için cadılarla işbirliği yapmışlardı. Ne var ki cadılar sözlerinde durmadıkları için cezalandırılıp zindana kapatıldılar ve ölüme terk edildiler. Cadılar ölümü yenemeyeceklerini biliyorlardı ancak hep birlikte bir büyü yapıp bunu olabildiğince ertelemek istediler. Büyü hemen etkisini gösterdi ve bir süreliğine zindanın içerisinde zamanı durdurdu. Tabii ki sonrasında kendilerini bekleyen sondan kaçamadılar. Yaptıkları büyü nedeniyle ruhları zindanın içinde hapsoldu. Zindanın kapıları açıldığında ruhları azad olacak ve dünyadan geçerlerken halk kahramanlarının kulaklarına büyüyü fısıldayacaklar.


    Eğer bir kahraman, bu büyüyü köyüne yapılan bir saldırıdan önce kullanırsa; düşman askerleri köye giriş yaptıkları andan itibaren 1 saat süreliğine zaman o köy için kısmen donar ve savaş 1 saat sonraya ertelenir. Başka bir oyuncudan destek veya saldırı gelemez ancak bunun dışında köyün sahibi olan oyuncu köyünü hiçbir şey olmamış gibi yönetmeye devam edebilir. Köyüne kendi köylerinden destek gönderebilir, askerlerini veya hammaddesini kaçırabilir.


    ---

    Zaman gelip çattığında kahraman büyüyü kullandı ve halkını büyük bir tehlikeden kurtardı. Halkı ona teşekkürlerini sunmak için şenlik düzenlerken o çoktan atına binmiş batan güneşe doğru köyden uzaklaşıyordu. Çünkü bu büyüyü kullanmanın bedelini canıyla ödeyeceğini biliyordu:

    Kahraman bu süper gücü günde yalnızca bir defa ve bir hafta içerisinde en fazla iki defa kullanabilir. Simulasyon sona erdiğinde savaştan canlı çıkmış olsa dahi hemen ölür.


    Oyuncu: TR x3 - HOBOROZOFINGEN

  • Ve kahraman kitabı okumaya başladı okudukça kitabın kutsallığını daha net anlamış ve kitapta emredilenleri yerine getirmek için önce gölde gusl abdesti aldı sonra vakit namazını kıldı daha sonra bütün köylere bir hoca tayin etti ve tüm askerlere iman gücü bonusu geldi bu çok ciddi oranlara sahip gücün yanında halkın vatan sevgiside hiç düşmüyordu.


    Tr4 mursel06 :thumbsup:

  • “Kitabın içindeki bilgilerin gücünü kalbinde hissedebiliyordu. Bunca savaş beraberinde bir çok kan, acı ve kıtlığı getirmişti; şimdi belkide bütün bunlara bir son verebileceği bir şans ellerinde duruyordu. Diğer taraftan bu büyük bir sorumluluktu. Alnı ve avuçları terlemeye başlamıştı.


    Bir anlık bir duraklamadan sonra içindeki “güç arzusu” ağır bastı ve biraz heyecan, biraz korku karışımı bir duyguyla sayfayı çevirdi. Elleri titriyordu. Okumaya başladı.


    Kitap üçüncü sayfaya kadar Antik Natar Efsanelerinden bahsediyordu. Aklına küçükken köylerindeki reisin belediye binasında anlattığı hikayeler geldi, gülümsedi. Tek fark burada Natarlar zaferden zafere koşuyordu.


    Kitapta buraya kadar heyecan verici bir şey olmaması hevesini kırmıştı fakat yine de okumaya devam etti. Dördüncü sayfada tüm sayfayı kaplayacak kadar büyük bir sembol vardı, “Natar Kartalı Gözü”! Neredeyse kitabı elinden düşürüyordu. Halkının değil bu sembol, sembolü andıran şekillerden bile çekindiğini, Natarların bu efsunlu sembolle savaş fillerini nasıl coşturduğunu, bu sembolü gören sipahilerin nasıl canhıraş saldırdığını savaş meydanlarından iyi bilirdi. Hemen diğer sayfaya geçti.


    Bu sembolle birlikte kitabın içeriği de değişmişti. Kitap dört doğal kaynaktan (odun, tuğla, demir ve tahıl) oluşturulan sihirli bir malzemeden bahsediyordu ve kitapta bu maddeye “Kara Madde” deniyordu. Anlaşılan o ki kitabın ilk kısmındaki Natarların efsanevi başarıları da bu kara maddede saklıydı. Yoksa 2600 Pretoryana karşı tek başına duran bir Kalkan Kıran veya 101 Kahramana karşı zafer kazanan bir Natar Şövalyesi gerçek olamazdı.


    İncelemeye devam etti. Uzunca bir tarif, oran, hazırlama faslından sonra verilen örnekleri gördü. Kitaba göre kara maddenin kullanılmasıla dökümhanedeki 1 seviye arttırımı zırh ve silahlar üzerinde +20 seviye etki ediyor, bu malzemeden yapılan kışla ve ahırlar doğrudan 3 kat hızlı çalışıyordu. Belediye bu madde ile 6 kat daha hızlı KP üretiyor, hammadde ocakları 3 kat fazla üretim yapıyordu. İşin ilginç tarafı ise bu maddeyi üretmek için altın kullanılması da imkansızdı.


    Tam bu esnada yakınlardan geçen 10 kişilik bir Equites Legati müfrezesini görünce kitabı apar topar çantasına attı. Bu kitap kimsenin eline geçmemeliydi. Müfreze kahramanı görmedi bile, 4 nala yollarına devam ettiler.


    Kitabı bir kez daha açtı. Yarısına kadar gelmişti ki dayanamadı. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. Kitabı kapattı, sırtını bir ağaca dayadı. Bu, dünyadaki tüm dengeleri değiştirebilirdi ama ne kendi halkının ne de düşmanlarının buna hazır olduğunu düşünüyordu. Kara maddenin kötü niyetli kabilelerin, hele Natarların elinde çok tehlikeli bir silah olacağını düşündü ve kararını verdi. Kitap yok edilmeliydi.


    Derhal yakındaki boş %25 Odun vahasından çalı çırpı topladı ve ateşi yaktı. Son bir defa kitabın kapağını şöyle bir okşadı... Kahverengi pütürlü deri adeta elini kesti... Kitabı ateşe fırlattı ve kitabın ateşe değmesiyle adeta 100 ateş mancığı saldırmış gibi bir patlama yaşandı.”


    Gözlerini araladı. Tatlı bir koku burnuna geliyordu. Radyoda bir Galya havası tutturmuştu. Annesi odaya ellerini önlüğüne silerek girdi;


    -Hadi oğlum, maceran bekliyor daha 6 saatlik yolun var!


    Uzak köyde çıkan maceralardan nefret ediyordu. Ne vardı da imparator buraya taşımıştı merkezi! Gözlerini oğuşturarak kalktı ve hafif göğüs zırhını kuşanmaya başladı...

    Rüyası aklına geldi ve gülümsedi, asıl macera şimdi başlıyordu...


    TR4

    Aksemseddin

  • Kahraman kitabı küçük hırsız kesesine koydu. Böyle kıymetli bir kitabı ulu orta yerde inceleyemezdi. Doğruca karşıdaki dağa gitti.

    Örümcek, yarasa, yılan, ayı derken mağarayı zor temizledi. Yorgundu, köyden buraya çok yol tepmişti savaş atının üzerinde. Atını bağladı suyunu ve tahılını önüne koyduktan sonra yanında getirdiği tuğlaları çember oluşturacak şekilde koydu, ortaya da bir kucak odun koyup ateş yaktı. Gladyatör miğferini çıkardı. Göğüs zırhını da. Emperyan kılıcını duvara dayadı. Mahmuzlu çizmeleri leş gibi kokuyordu. Onlarıda çıkardı. Şimdi herşey hazırdı kitabı okuma vakti gelmişti.


    Tozlu kapağında natarca Sonsuz Gücün Kaynağı yazıyordu. Heyecanla açtı ilk sayfa boş bırakılmıştı. Fakat bildiğiniz sayfalardan değildi. Altın kaplama gibi parlak, ayna gibi bir sayfaydı. Sayfayı tekrar çevirdi yine aynıydı. Bulmayı umduğu gibi birşey yoktu. Sırayla tüm sayfalara baktı ama sonuna kadar hepsi aynıydı. Tek gördüğü şey sayfanın parlaklığından ötürü kendisiydi.

    Sinirleri bozulmuş bir şekilde uykuya daldı.

    Sabah uyandığında sesler duydu. Mağaranın önünde tam 1000 tokmak sallayandan oluşan bir cermen birliği vardı. Kaçmayı düşünmüştü. Ama son bir kez kitaba baktı tekrar kendisini görünce o an herşeyi anladı.

    Asıl mesele araçlar ve imkanlar değil, sana daha yakında olan içinden birşey. Kendine ve yapmak istediğin şeyi başaracak olduğuna olan inancın.

    Sonsuz gücün sırrını öğrendikten sonra eşyalarını kuşanan kahraman dışarı çıktı. Üstüne saldıran cermenlerden kurtulan olmadı.

    Aslında sonsuz gücün sırrı herkesin içindedir lakin bu gücü açığa çıkarmak herkesin harcı değildir.


    Tr4 Blackfury

    :hero2:+:rom03:+:rom06:=:rep02: =>:gau01:+:gau05:+:rom01:+:rom02:+:teu02:+:teu05:+:hun02:+:hun05:+:egy02:+:egy05:+:egy06:+:elephant:+:tiger1:+:crocodile:+:bear:+:wolf:+:wildboar:+:hero1:=:rep07:


  • TravianLegends_Hero_Superpower.png
    Uzun bir yoldu. Bu mükemmel görünen köyler arasında geçen macera başta güzeldi fakat sonradan onu yordu. Ufukta uzanan kalın geçilmez orman. Susuzluktan neredeyse öleceği kıpkırmızı kanyon. Yolu üstünde karlı zirveleri olan dev kayalar ve sonunda muazzam dalgalar taşıyan göl. Adaya canlı olarak ulaşması tamamen şanstı.

    Yine de buldu. Kahraman alnındaki sıcak teri sildi ve kitabı açtı. İlk sayfası Natar dilinde yazılan bir uyarı mesajı içeriyordu: “Bu, dünyaya eşsiz bir güç getirecek. Bu kitabı okursanız, ilk siz olacaksınız, ancak bu süper gücün tek sahibi siz olmayacaksınız. Cesaret eder misiniz? ”

    Tereddüt etti…

    Açtı kitabı bizim ki ;

    %10 tahıl üretimi , % 5 daha hızlı asker üretimi (büyük kışla /büyük ahır) , %10 Asker rejenerasyon , %10 natar savunma gücü yok sayma

    kendisini vasıfsız hisseden kahramanımıza bu etkilerin kendisine verileceğini anlayınca sevindi, lakin

    ''Bu, dünyaya eşsiz bir güç getirecek. Bu kitabı okursanız, ilk siz olacaksınız, ancak bu süper gücün tek sahibi siz olmayacaksınız.''

    Bu güç sadece ona değil dünyasındaki bütün kahramanlara verilecekti.

    içinden dedi ki;

    - kim kimi koparıyorsa gelsin, kendi payına düşeni hesaplasın,kahramanlar bu günler içindir...


    Kitaptan dip not:

    %10 tahıl bonusu : Kahramanın bulunduğu köye etki eder. Tahıl bonusu tarla seviye 10 ve üstü için her seviyede %1 katkı sağlar.


    %5 daha hızlı asker üretimi : Kahramanın bulunduğu köye ve (büyük kışla/büyük ahır) tercihini etkiler. Büyük kışla/ahır seviye 15 in üstünde her seviye için %1 toplamda %5 hızlı yetiştirme sağlar.


    %10 asker rejenerasyon : Kahramanın yanında bulunan askerleri etkiler. sargı bezi ve yara bandı bu etkiye dahil değildir. etki kazanılan saldırı ve savunma için geçerlidir. kahramanın kazandığı her seviye için %1 bonus alma şansı vardır. maksimum %10 rejenerasyon etkisi kazanılabilir.


    %10 natar savunma yok sayma : Kahramanın bu etkisi ile savaşan natarlar 8 saat sonra tekrar bu etkiye maruz kalabilir. (1x için 24 saat)

    Kahraman 4 seçenek içerisinden sadece 1 bonusu seçebilir.

    Tercih edilen etkiler kahramanımız hareket halindeyken değiştirilemez.


    Tr 3x AN-AS

    Tr3X AN-AS


    Eski 3x ler...
    Anakonda
    ArminuS

  • Kitapta natar köyü kurulumu ve natarlara ait askerlerin nasıl üretileceği anlatılıyordu. Bu şekilde eşsiz güçte bir ordu basilabilirdi(yüksek saldırı ve savunma gücü, düşük maliyet ve eğitim süresi). Ancak bu köy ve kitap baskalari tarafından ele geçirilirse, bu güç diğerlerinin eline geçebilir ve bu devasa avantaj, dezavantaja dönüşebilirdi. Yine de denemeye değerdi ve okumaya devam ederek bir natar köyü sahibi oldu.


    Trx3 - bonafides

  • Tereddüt etti…

    Fakat merakına yenik düşmesi çok uzun sürmedi. Arka sayfayı çevirecekti ki kitap birden ağırlaştı, en ağır zırhları, kılıçları kuşanabilen Kahramana fazla gelecek kadar ağırlaştı ve düştü. Kitabın sayfaları kendiliğinden hızlıca çevrilmeye başladı. Kahraman ne olduğunu anlayamamıştı. Kitap bir sayfada durduğunda Kahraman öne doğru eğildi. Sayfa boştu. Tam elini uzatırken kitaptan çıkan bir güneşi andıran ışık hüzmesi Kahramanın gözlerini kapamasını sağlamıştı. Henüz gözlerini açamayan Kahraman etrafında dolaşan kuşların sesini duyabiliyor, kuşların nereden geldiğini düşünüyordu. Gözlerini açtığında hala parlaklık görüyordu fakat bulunduğu yerin farklı olduğunu anlayabilmişti. Afallayarak bir dizinin üstüne çöktü. Omzunda bir el hissedip hızla baltasını çekti. Bir erkek sesi geldi “Sakin ol evlat”. Gözlerinin acısına rağmen karşısında duran adama bakıyordu. Erkek tekrar konuştu “Burayı bulmak için çok çabalamış olmalısın.”. Kahramanın gözleri ışığın etkisinden kurtulmaya başlamıştı, karşısındaki kişinin yaşlı ak sakallı biri olduğunu gördü. ”Buraya nasıl geldim? Sen kimsin?”. Yaşlı adam sakin ve huzurlu bir ses tonuyla “Merak etme geri döneceksin ama henüz değil.” Kahraman olayın şokundan ve başka bir yere ışınlandığından vücudu daha fazla dayanamadı ve bayıldı, normal bir insana kıyasla bu kadar dayanabilmesi bile bir mucizeydi.

    Kahraman kendine geldiğinde başucunda bir maymun gördü. Maymun Kahramanın alnına eski bir bez parçasını ıslatıp koymaya çalışıyordu. Bunu görünce Kahraman bir refleksle ayağa kalktı, ani kalkışından dolayı başı döndü. Tam düşecekti ki maymun Kahramanı kolundan tutup yere oturttu. Eski, kerpiç gibi bir malzemeden yapma bir evdeydiler. Camdan dışarısının ormanlık olduğu gözüküyordu. Kapıdan içeri giren yaşlı adam maymuna dışarı çıkmasını söyledi ve teşekkür etti. Maymun yaşlı adamın istediğini yapıp dışarı çıktı. Yaşlı adam Kahramana bir çömlekte su verdi. Kahraman suyu alıp içmeye başladı. Yaşlı adam anlatmaya başladı. “Benim adım Asım. Ben bu ormanın efendisiyim. Benim görevim bu ormana gelebilen kişilere gücümü öğretmek.”. Kahraman suyunu içmeyi bırakmıştı ve dikkatlice yaşlı adamı dinliyordu, “Buradan nasıl gidebilirim?” diye sordu. Yaşlı adam “Pamuk buraya gel” diye seslendi. Kapıdan kocaman bir panter gelip yaşlı adamın yanına yattı. ”İşte benim gücüm bu” dedi yaşlı adam “ Hayvanlara fısıldamak”. Evet, yaşlı adam hayvanları kontrol etme gücüne sahipti ve bunu Kahramana öğretecekti. Eğer buradan çıkmak istiyorsan üç kere “Köyüm gibisi yok” demelisin, dedi yaşlı adam. Kahraman biraz düşündü ve bu özel güce sahip olmanın vahalarda çok büyük avantaj olacağını düşünüp kalmayı tercih etti. “Lütfen bana da öğret!”. Yaşlı adamın yanında aylarca eğitim görüp en sonunda mükemmel bir şekilde hayvan terbiyecisi olmuştu. Yaşlı adamla vedalaşıp teşekkür etti. ”Köyüm gibisi yok, köyüm gibisi yok, köyüm gibisi yok.” Kahraman kitabı bulduğu yere geri dönmüştü, zaman sanki hiç akmamıştı. Her şey kaldığı yerden devam ediyordu. Yeni yeteneğine kavuşan Kahraman kitabın gücünü kendine saklamak için kitabı bir ateş yakıp içine attı. Geriye sadece küller kalana kadar başında bekledi. Ateş söndüğünde kitabın külleri küçük birer ateş böceği gibi parlayarak sert esen bir rüzgarla birlikte kuzeye doğru uçtu, bu kitabın büyüsüydü. Kitap hiçbir zaman yok edilemezdi, kendini başka bir yerde tekrar birleştirecek ve birinin onu bulmasını bekleyecekti.


    (kafes kullanmadan hayvanları kontrol etme gücü)

    sunucu :tr4

    oyuncu adı: ...---...

  • tereddüt etti...


    İstediği oyuncunun tüm askeri bilgisini casuslayabilecekti fakat çok kritik bi karar vermesi gerekiyordu. Tılsım sadece bir kere kullanabilecekti ve ziyarete gittiği kahramana teslim edecekti. artık rakibinde birini casuslayabilecek. Siz kimi casuslardınız hade bakalım :D



    dip1 : kasise ben atardım diğer şıkları alalım :D

    dip2: yücel abi saygılar

    dip3: tr3x des sanct

    yorgunum karışma ...

  • Bir an duraksadıktan sonra kitabı okumaya ve eşsiz güce sahip olmaya kara verdi. Kitabı okuduktan sonra artık tüm ordusu ile beraber hareket edebiliyor dilediği köyden dilediği düşman köyüne saldırı düzenleyebiliyordu. Ordusuna tam manası ile hükmedebilmenin vermiş olduğu heyecanla bu gücü elde edebilmek ve kullanabilmek için kendisine yeni savaşlar aramaya başladı.


    Tr4

    ertxcv



  • Natarın şaka yaptığı yönünde bir yorumda bulunursak,


    Bence en güzel şaka o kitabı okur okumaz Erkek olan kahramanımızın Kadın 'a dönmesi olacaktır.


    Sonuçta muazzam bir güçten bahsediliyor. Bence kadınlarımız çok güçlü ve değerli. Bu ona bir güç katacaktır.

    <3<3Çok accayip Kafa atarım<3<3

  • Kitapta bir tür ''PİLOT OKULU'' yapım aşaması ve uçmaya yarayan bir tür ''KANAT'' vardı. Kahraman bu binayı inşa ettirmeye kalktı ama binayı inşa etmenin ücreti nerdeyse wow larla aynıydı o yüzden kahraman bunu birliğine açıkladı birliğiyle birlikte bu binayı inşa etti ve akademisinde gizli bir birlik ortaya çıktı ''HAZERFANURUMİ'' adı verilen bu birlik kitapta çizilen kanatları kullanıyor du açıklamasında ise ''Bu Asker'ler Kaderinizi Değiştirecek'' yazıyordu ve saldırı güçleri şöyle idi 1200 Saldırı Gücü 200 Savunma Gücü ve 300 de Atlılara karşı Savunması varıdi ama bu birliği bu kadar kullanışlı yapan istediği hammadde miktarıydı her hammedde den 200 kadar isteyen bu kadar ucuz ve güçlü olan bu birlik ilk önce herkesten gizlendi ama bir

    birlik savaşında köye saldırılması sonucunda açığa çıktı,saldıran birlik bu birliğe ''pilot fenomeni'' dedi ve pilot fenomeninin efsanesi BAŞLADI.:thumbsup:Server:Travian TR4

    İsim: xX023Xx

    Post was edited 5 times, last by xX023Xx: Yanlış Yazıldı ().

  • şu an kahraman sadece heybesindeki tek silahı kuşanabiliyor

    diğer askerlere heybesindeki silahların bir faydası olmuyordu

    kitap sayesinde heybesindeki silahların tamamını kullanabilecek

    yeterki o silahı kullanan asker mevcut olsun

    artık ordunun tümüne hükmedecek

    hakan 333-codex viktoria

  • KİTAP HERHANGİ BİR VAHADA GİZLENMİŞ OLABİLİR ve BU KİTABA ULAŞAN KAHRAMAN BELLİ BİR SÜRELİ ÖLÜMSÜZ BİR GÜCE SAHİP OLABİLİR, VE HATTA HATTA BELLİ BİR SAYIDA ASKERDE ONUNLA BİRLİKDE TEK SEFERLİK ÖLÜMSÜZ OLABİLİR, BU ÖLÜMSÜZ GÜCE SAHİP OLAN DÜNYAYA KAFA TUTARAK KORKUNÇ SAVAŞLAR GERÇEKLEŞTİREBİLİR. Ve ve ve DAHADA GÜÇ EKLEMEK İSTERSEK BU KİTABA SAHİP OLAN KAHRAMAN VAHADAN SAHİP OLDUĞU HAYVANLARLA ARTIK SAVAŞA KATILABİLİR

    BU GÜCÜN ETKİSİ BİTTİĞİ SÜREDE BU GÜCÜ ONDAN ÇALMAK İSTEYEN KAHRAMANLAR GELİP ÇALABİLİR ...


    Zulkarneyn

    Tr4

  • ÖNEMLİ AÇIKLAMA: Bir arkadaşımın sağolsun ikazıyla yanlışlıkla seri beğen yapacağım yerde “beğenme” yaptığımı görmüş bulunuyorum. Hatayı düzelttim, kusura bakmayınız.


    İyi oyunlar.


    Aksemseddin TR4