Öngörü Kitabi #12 - Kitabın Sonu

  • book-of-wisdome12-800x400-1.png


    Öngörü Kitabı – On İkinci Bölüm – Kitabın Sonu


    Keşke bir saat erken varsaydı…

    Quintus Maximus hislerini bastıramadı. Dünyadaki tüm iblislere lanet okudu! Tüm kitaplardaki ipuçlarını doğru bir şekilde öğrenmiş, mekanı da bulmuştu ama yine de her şey boşa gitti.

    Han yanmaktaydı. Büyük alev dalgaları göğe yükseliyor, komşu binalara ışık ve gölge saçarken tüm köye yayılma tehlikesi baş gösteriyordu. Bütün bina alevler içinde kaldı.

    Quintus Maximus hızla büyüyen bir acı hissetti. Bu kitabı aramakla geçen koca yıl boyunca kitapla ilgili çok fazla ayrıntı öğrenmişti. Şimdi, kitaba bir daha asla dokunamayacağını fark ettiğinde, kendini sanki son arkadaşını kaybetmiş gibi hissetti. Gerçek bir ruh eşi.

    Yaşamak için neredeyse hiçbir amacı kalmamıştı. Bundan sonra ne yapacaktı? Yalnızlığını şarap ile bastırırken savaş alanlarındaki asker arkadaşlarını geri kazanma ihtimali olmadan unutulmuş kütüphanede çürümeye devam mı edecekti?

    Avlunun karanlık köşesini başka bir alev aydınlattı ve tam o sırada aniden onu gördü. Eski bir kilimin altındaki tanıdık bir şifreli toka zar zor görünüyordu. Kitap halen neredeyse hiç zarar görmemişti. İnsanların çığlıklarını duydu ama eski asker bir dakika bile tereddüt etmedi. Tıpkı savaş alanının ortasına atladığı eski zamanlardaki gibi yanan karmaşanın ortasına atladı.


    *

    Birkaç alçak ses yaşlı askerin zihin akışını böldü: "Kurtuldu mu?" ve Quintus Maximus gözlerini açtı. Mutlak karanlığın ardından hastanenin beyaz duvarları onu neredeyse yeniden kör ediyordu.

    "Emin değilim." İkinci sesi tanıdı ve tüm acısına rağmen kendini neredeyse mutlu hissetti. Kendi lejyonundan bir hastane doktoru mu? Nasıl olur da arkadaşı burada olabilirdi? Ne kadar zamandır bilinçsizdi? Bir hafta mı? "Durumu göz önünde bulundurulduğunda bundan memnun olacağından emin değilim. Kiriş tam bacaklarının üstüne düştü. Artık yürüyemeyecek." Doktor iç çekti.

    "Yaşlı şarlatan." Quintus Maximus güçlükle konuşabiliyordu. Doktor yaklaştı. "Kendini ümitsizliğe kaptırma. Kitap hala burada mı? Umarım açmamışsındır!"

    "Hayır, açmadım. Tokası çok iyi şifrelenmiş. Denesem bile kilidini açamazdım. Ama sana yaptıkları yüzünden onu ateşe atmadığım için pişmanım," diyerek somurttu yaşlı doktor ve asker aniden arkadaşının sesinde göz yaşlarını hissetti. "Ah, Quintus, nasıl bu kadar düşüncesiz olabilirsin? Bu kitap gerçekten hayatını mahvetmeye değer miydi?"

    Quintus Maximus derin bir nefes aldı; sesi kararlı ve sakindi.

    "Evet, kesinlikle değer. Şimdi onu bana getirebilir misin? Onu bulmak bir yılımı aldı, bu kitabın sonunu öğrenmeye can atıyorum."


    Son:

    Yepyeni bir pretoryan kıyafetiyle genç bir asker sessizce kütüphaneye girdi. Burada olduğu son seferden beri kütüphane bir parça bile değişmemişti. Aynı öğrenciler, aynı raflar ve kitap kapaklarındaki aynı toz. Şu anda ziyaretçiyi dikkatli bir şekilde izleyen aynı sinsi kütüphaneci de oradaydı.

    "Bu sen misin?" Kütüphanecinin soluğu kesildi. "Görünüşün... farklı. Daha genç."

    Quintus Maximus güldü.

    "Taze hava, iyi macera ve iyi bir okuma; sağlık için bu birleşimden daha iyi ne olabilir ki? Kitabı geri getirdim. Lütfen onu her zamanki yerine koy. Dostlar bu kadar uzun bir süre birbirlerinden ayrılmamalı. Ve ben de kendi dostlarıma geri dönüyorum."

    Eski kitabı dikkatlice çantasından çıkardı ve gülümseyerek kapağını sıvazladı. "Hoşça kal dostum. Seni evine getirdiğim için mutluyum." Kütüphaneciye döndü ve tekrar gülümsedi. "Ona dikkat et ve unutma – bu eski kitap borçlarını ödemekte oldukça maharetli."


    Görev: Şifreyi çöz.





    Mp-253-TL_BookofWisdom12_Riddle-Image_800x400.png


    Detaylı Bilgi


    Başlangıç Tarih / Zamanı

    14.12.2020 - 12.00

    Bitiş Tarih / Zamanı

    21.12.2020 – 16.00

    Kazananlar açıklanır

    22.12.2020

    Kazananlar seçilir

    Doğru cevaplar arasından rastgele 6 kişi

    Ödül

    50 Altın

    Ödül geçerli

    30.04.2021

  • A 4

    B 2

    C 8

    D 6


    Şifre: 4286

    Taşla toprakla oynadım,elimi çamura buladım. Kankam oldu,mini çetem oldu,şehre taşındım,hepsi toprak oldu.Köy ile şehir arasında kalmış bir genç. Bir KASABALI...